Bizimle iletişime geçin

GENEL

Üretim süreçlerinde çevresel etkilerini minimuma indiren Yorglass, su tasarrufunun önemine dikkat çekiyor

Yayınlandı

-

Kapalı devre sistemiyle yıllık su tüketimini yüzde 20 azaltıyor

Su kaynaklarının azalması ve iklim değişikliği gibi küresel sorunların etkisiyle 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yüzde 40’ının su sorunuyla karşı karşıya kalması öngörülüyor. Mevcut riskler göz önünde bulundurulduğunda, özellikle endüstride tüketilen suyun verimli kullanımı kritik bir hale geliyor. Bu noktada, çevresel etkileri azaltmaya yönelik öncü adımları ile öne çıkan Yorglass, faaliyete geçirdiği kapalı devre sistemiyle üretim tesislerindeki su tüketimini yüzde 20 oranında azaltıyor. Sürdürülebilirlik hedefleri açısından 2025 yılının kritik bir dönem olduğuna işaret eden Yorglass Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gülfem Yorgancılar Perçin, yıl içerisinde üç işletmelerinde daha yağmur suyunun geri kazanımını sağlayan sistemleri hayata geçirmek için çalışmalarına devam ettiklerini vurguluyor. 

Dünya genelinde su kaynaklarının korunması ve verimli kullanılması artık her zamankinden daha büyük bir önem taşıyor. Bu kapsamda suyun geri dönüşümünü sağlayan sistemlere yapılan yatırımlar üretim süreçlerinin çevre dostu hale getirilmesine büyük katkı sağlarken, su ayak izinin düşürülmesine de önemli ölçüde yardımcı oluyor. Üretim süreçlerinde sürdürülebilirliği merkeze aldıklarını ifade eden Yorglass Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gülfem Yorgancılar Perçin, 22 Mart Dünya Su Günü ve 30 Mart Sıfır Atık Günü kapsamında su tasarrufu ve geri dönüşüm konularının önemine vurgu yaptı. 2030 yılına kadar kapsam 1 ve 2 karbon emisyonlarını yüzde 42 oranında azaltma hedefiyle yola çıktıklarını belirten Gülfem Yorgancılar Perçin, su tüketimini minimize etme ve geri dönüşüm sistemlerini yaygınlaştırma konusunda önemli adımlar attıklarını kaydetti. 

Ülkelerin yüzde 34’ü su kriziyle karşı karşıya

Kuruldukları günden bu yana üretim süreçlerinin çevresel etkilerini azaltmak için çalıştıklarını söyleyen Gülfem Yorgancılar Perçin; “Sürdürülebilirlik, bizim için bir tercih değil, bir zorunluluk. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre; 2025 yılının sonunda su stresi yaşayacak ülkelerin oranı yüzde 34’e, su kıtlığı yaşayacak ülkelerin oranı ise yüzde 15’e ulaşabilir. Ayrıca 2050 yılında 9,4 milyara ulaşması öngörülen dünya nüfusunun yüzde 40’ı su sıkıntısı çekebilir. Yakın gelecekte dünyamızı bekleyen su sorunu riskini engellemenin yolu da sürdürülebilirlik çalışmalarından geçiyor. Buradan hareketle bireylerden şirketlere kadar herkesin üzerine düşen sorumluluğu alması gerekiyor. Sürdürülebilir bir dünya için atılan her adım, yalnızca bugünü değil yarınları da korumak adına büyük bir fark yaratıyor. Bu noktada 2030 yılına kadar kapsam 1 ve 2 karbon emisyonlarımızı yüzde 42 oranında azaltma hedefine ulaşmak için yenilenebilir enerji kullanımını artırıyor, atık yönetimi ve su tüketimini azaltma konularında yenilikçi çözümler geliştiriyoruz. Çünkü su, yaşamın temel kaynağı. Tam da bu noktada Yorglass olarak hayata geçirdiğimiz kapalı devre sistemleriyle tüm üretim süreçlerimizde su tüketim oranımızı yüzde 20 oranında azaltıyoruz. Ayrıca 2025 yılı içerisinde üç işletmemizde daha yağmur suyu geri kazanım sistemini aktif hale getirme hedefimizle, suyun verimli kullanımı adımlarımıza bir yenisini daha eklemeyi planlıyoruz” dedi.

“Plastik kullanımını azaltma taahhüdümüze yüzde 100 uyum sağladık”

Şirket olarak sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda atık yönetimi konusunda da önemli adımlar attıklarını belirten Gülfem Yorgancılar Perçin; “Yorglass olarak, sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi anlayışıyla atık yönetimi konusunda önemli adımlar atıyoruz. Lojistik ve tedarik zinciri süreçlerimizde katlanabilir kasa uygulamasını hayata geçirerek plastik ve karton ambalaj kullanımını önemli ölçüde azalttık. Bu sayede atık miktarını düşürerek sürdürülebilir döngüsel ekonomiye katkıda bulunurken, yıllık 500.000 euro maliyet tasarrufu sağladık. Bunun yanı sıra, Plastik Girişimi Taahhüdümüz kapsamında 2024 yılı içinde 37.500 ton plastik azalımı gerçekleştirerek verdiğimiz taahhütlere yüzde 100 uyum sağladık. Ayrıca, tüm tesislerimizde “Sıfır Atık” belgesi alarak üretim süreçlerimizde atık azaltma stratejilerini uyguluyor, çevresel etkilerimizi en aza indirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi. 

“Atık yönetimi uygulamalarımızı daha da ileriye taşıyacağız”

Amaçlarının, sadece üretim süreçlerini değil, tüm operasyonlarını çevreye duyarlı hale getirmek olduğunu söyleyen Gülfem Yorgancılar Perçin “Sürdürülebilirlik alanında küresel ölçekte en saygın değerlendirme platformlarından biri olan CDP (Carbon Disclosure Project) skorlarımızda önemli bir yükseliş kaydederek, iklim değişikliği alanında B’den A-’ye, su güvenliği kategorisinde ise D’den B’ye yükseldik. Aynı zamanda, dünyanın en büyük kurumsal sürdürülebilirlik inisiyatiflerinden biri olan UN Global Compact’ın sektördeki ilk imzacılarından biriyiz. Ayrıca bir ileri dönüşüm projesi olan YUDA Cam Kaykay ürünümüz ile endüstriyel üretimde fire olan malzemenin değerli ürünler için ham madde olabileceğini açıkça ortaya koyuyoruz. Bu noktada şunun altını çizmek isterim ki geri dönüşümün hem bireysel olarak hem üretim firmalarının yapması gereken bir gereklilik olduğu unutulmamalı. Sürdürülebilirlik ilkelerine bağlı kalarak ilerleyeceğimiz gelecek yolculuğumuzda, çevresel etkimizi azaltmak, topluma ve paydaşlarımıza katkıda bulunmak için artan bir ivmeyle çalışacağız. Yorglass olarak daha yeşil ve daha adil bir gelecek için attığımız adımları azimle sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. 

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Yangına Geçit Vermeyen Güçlü Koruma: Bostik FP402 FireSeal Silicone

Yayınlandı

-

Yangına karşı üstün koruma sağlayan Bostik Fire Protect serisi, 4 saate kadar alevlerin yayılmasını önleyerek binalar için güvenli bir çözüm sunar. Hareket ve bağlantı derzleri ile kablo ve boru geçişlerinin etrafındaki boşlukları koruyan bu eksiksiz ürün serisi, tam sertifikalı ve onaylı pasif yangın koruma sistemlerinden oluşur. Hem lineer hem de dilatasyon derzleri için geniş bir ürün yelpazesine sahip olan Bostik Fire Protect, yangın sırasında binadaki canlıların güvenli tahliyesi için zaman kazandırarak hayat kurtarır. Aynı zamanda alevlerin yayılma riskini azaltarak yapıyı korur ve maddi hasarı en aza indirir.

Bostik Fire Protect ailesinin güçlü üyelerinden FP402 FireSeal Silicone, yangına dayanıklı, nötr kürlenen bir silikon mastiktir. Yapılardaki bağlantı ve hareket derzlerinin yangına dayanması, olabilecek sızıntıları önlemesi için özel olarak geliştirilen FP402 FireSeal Silicone, 4 saate kadar alev ve duman geçişine engel olur, zehirli gazların yayılmasını önler. Ürünün yangın dayanımı, EN 1366-4 standardına göre 240 dakikaya kadar ve 50 mm genişliğe kadar olan derzler için test edilmiştir.

BOSTIK FIRE PROTECT SERİCİ İLE AKILLI AVANTAJLAR

  • Alevlere geçit vermeyerek hayat kurtarır.
  • Maddi hasarı minimize eder.
  • Binayı yangından sonra erişilebilir hale getirir.
  • Tazminat davalarında hak kayıplarını önler.
  • Birçok yüzeye sorunsuz yapışır.
  • Soğuk duman yalıtımı ile üstün koruma sunar.
  • İç ve dış mekânlarda kullanılabilir.
  • 100 BREEAM sertifikasına katkı sağlar.
  • Net ve eksiksiz sertifikasyon ile güvenilir bir çözüm sağlar.

Okumaya Devam Et

GENEL

Polisan’ın doğa ve insandan ilham alan 4 yeni renk paletiyle mekânlar ruh kazanacak!

Yayınlandı

-

Polisan Kansai Boya, Polipalette 2025 yılı renk kataloğunu; sektör profesyonellerinin beğenisine sundu. Doğadan ve insandan ilham alan Polipalette 2025 kataloğunda‘Suya Övgü’, ‘Toprak Ana’, ‘İçsel Keşifler’ ve ‘Yeni Dünya’ temalarında 4 renk paleti yer alıyor. Polipalette 2025 kataloğundaki 28 yeni edilecekmekânlar; içinde yaşayanları sakinliğe, yaratıcılığa, yeniden doğuşa ve bilinmeyen dünyalara doğru birkeşfe çıkaracak.

Boya sektörünün lider markalarından biri olan ve 250’yi aşkın ürün çeşidi ile sektörün en geniş ürün yelpazesine sahip firması olan Polisan Kansai Boya,her yıl farklı temalarla geliştirdiği renk kataloğunu 2025 yılına özel olarak yeniden tasarlayarak mimarlar, tasarımcılar ve proje geliştiriciler başta olmak üzere sektör profesyonellerinin beğenisine sundu.

Doğadan ve insandan ilham alan Polipalette 2025 renk kataloğu, doğadan ve insandan ilham alan bu 4 dört renk hikayesi, görsel bir yolculuk sunmanın yanı sıra yaşamın derinliklerine dokunan sihirli bir kılavuz niteliğindedir. Katalog, birbirleriyle uyumlu olan renklerin kombinasyonlarıyla ilgili Polisan Kansai uzmanlarının verdiği tüyolarla farklı ambiyanslar yaratmak isteyen tasarımcılara da ışık tutuyor. 

Soğuk betonarme yapıları sanat eserlerine dönüştürecek

Renk uzmanı yazar Pelin Gülşen’in ‘Görsel bir yolculuk sunmanın yanı sıra yaşamın derinliklerine dokunan sihirli bir kılavuz niteliğinde” diyerek tanımladığı Polipalette 2025 renk kataloğu, doğru renk kombinasyonuyla mekanları soğuk betonarme yapılardan farklı ruhlara sahip sanat eserlerine dönüştürmek isteyen mimar, tasarımcı ve proje sahiplerine hitap ediyor. Polipalette 2025 renk kataloğunda her birinde 7 adet renk çeşidi ile ‘Suya Özgü’, ‘Toprak Ana’, ‘İçsel Keşifler’ ve ‘Yeni Dünya’ temalarında4 palet yer alıyor. 

Su gibi sakinlik vererek arındıran tema: ‘Suya Övgü’

Polisan Kansai Boya’nın suyun doğal döngüsüyle insanın yaşam döngüsünün benzerliğinden yola çıkarak tasarladığı ve gittikçe azalan doğal kaynaklarımıza dikkat çektiği ‘Suya Özgü’ paletindeki renkler; mekanlarda ruhu arındıran ve sakinleştiren bir etki yaratıyor. Nehir Perisi, Sabah Denizi, Mercan Büyüsü, Kumsal Tanesi, Nilüfer Baharı, Okyanus Ufku ve Yakamoz Şarkısı isimleriyle çeşitlenen renk paleti, denizin dinginliğinden mercanın enerjisine, kumsalın sıcak tonlarından okyanusun serin tonlarına kadar değişen bir karteladan oluşuyor. 

Üretimi ve yaratıcılığı teşvik eden palet: ‘Toprak Ana’

Üretimin simgesi olarak hazırlanan Toprak Ana paleti ile mekanlarda doğa ve toprak ile yeniden bağ kurulması, toprağın üretkenliği ile insanın sanatla ifade bulma arzusunun birleşerek yaratıcılığı yeşertmesi hedefleniyor. Bağ Bozumu, Kömür Tozu, Unutmabeni Çiçeği, Kilin İzi, Yalın Taş, Güz Güneşi ve Gece Menekşesi olarak çeşitlenen palet, doğallığa, sadeliğe ve köklenmeye ihtiyaç duyanların ilk tercihi olmaya hazırlanıyor. 

Yeniden doğuşunve içsel huzurun simgesi: ‘İçsel Keşifler’

İnsanı kendi içine bir yolculuğa çıkaranİçsel Keşifler paletinin en dikkat çekici özelliği, yeniden doğuşun, kendini bulmanın ve içsel huzura ulaşmanın simgesi olarak tasarlanması. Türk mitolojisinde yeryüzünü gökyüzüne bağladığına inanılan Dünya Ağacı’ndan yeniden doğuşu simgeleyen Mor Lotus’akadar çeşitlenen palette, mekânlarda hayal gücünü ve dengede olmanın huzurunu artırması için oluşturulandiğer renkler; Gaia, Anka Kuşu, Şans Bambusu, Yaşam Çiçeği ve Harmoniaolarak isimlendirildi. 

‘Yeni Dünya’ temasındakeşfedilmemiş evrenler hayat bulacak

İnsanın bilinmeyeni keşfetme arzusunu yansıtan Yeni Dünya renk paletinde iseuzayın sonsuzluğu ve keşfedilmemiş evrenler hayat buldu. Uzay çağının sembolü haline gelen gümüş gri Apollo’dan soğuk buğulu mavi Neptün’e kadar mor ve mavinin çarpıcı tonlarından oluşan palette diğer renkler, Samanyolu, Andromeda, Galaksi, Süpernova ve Orion olarak sıralanıyor. Polipalette 2025 renk kataloğunda ayrıca bu 4 renk paletini tamamlayan 10 adet de beyaz renk bulunuyor. 

Okumaya Devam Et

GENEL

IQ CamOda, cam balkonda Deceuninck güvencesini sunuyor

Yayınlandı

-

Cam balkon sektöründe IQ CamOda markaları ile konumlarını güçlendirdiklerini aktaran IQ Alüminyum Sistemleri Marka Direktörü Müfit Atlas, “Geniş bayi ağımız ve uzman kadromuz ile sektörde kurumsal anlamda hizmet veren ilk firmayız. Dünyaca ünlü Belçika merkezli Deceuninck firmasından aldığımız güçle tüketici beklentilerini iyi okuyor ve çözüm üretiyoruz” diyor.

Konutlara alternatif yaşam alanı ve konfor sunan cam balkonlar, aynı zamanda ısı yalıtımı özelliği ve mimari anlamda estetik görünümüyle de her geçen gün tüketiciler tarafından daha çok tercih ediliyor. IQ CamOda markası da bu alandaki beklentileri görerek, cam balkonda 15 yılı aşan tecrübesi ile sektörüne ve tüketicilere yön veriyor. Cam balkonlar için katlanır ve sürme sistemlerin yanı sıra hareketli küpeşte sistemleri de geliştiren IQ CamOda, ülke genelindeki 100’ü aşkın bayisiyle tüketiciyle buluşuyor.

Cam balkon pazarının güçlü markası olan IQ CamOda’nın rakiplerine göre sektörde farklı konumlandığını ve bayi ağı ile ülkenin büyük bölümündeki tüketicilere ulaşabildiğini ifade eden IQ Alüminyum Sistemleri Marka Direktörü Müfit Atlas, Deceuninck güvencesiyle her yıl mevcut modellerine yenilerini ekleyerek büyüdüklerine dikkat çekiyor. Cam balkon sayesinde evlerin oturma anlamında daha geniş mekanlara sahip olabildiğini, ayrıca gün ışığından da daha çok yararlanabildiğini vurgulayan Atlas, “Geniş bayi ağımız ve uzman kadromuz ile sektörde tüketicilere kurumsal anlamda hizmet veren ilk firmayız. Dünyaca ünlü Belçika merkezli Deceuninck firmasından aldığımız güçle tüketici beklentilerini iyi okuyor ve çözüm üretiyoruz. Sürme, katlanır ve hareketli küpeşte sistemlerimiz sayesinde de mevsimlerden bağımsız yaşam alanları sunuyoruz. Her zevke, renge ve estetik duyguya hitap eden modellerimizle evlerde ferah alanların oluşmasını ve panoramik görüş sağlanmasına imkan tanıyoruz. Bu da bireylerin evlerinde daha konforlu ve keyifli anlar yaşayabilmelerine neden oluyor” diyor.

Autowin modeli ilgi çekiyor

Cam balkonun hem evlerde hem de cafe, restoran gibi işletmelerde yaşam alanlarını daha kullanışlı ve cazip hale getirmek için önemli olduğuna dikkat çeken Atlas, son dönemde hareketli küpeşte modeli Autowin’in çok ilgi gördüğünü ifade ediyor. Atlas, bu ürünün teknolojik ve fonksiyonel özellikleri nedeniyle özellikle yeni konut projelerinde ideal çözüm olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Autowin, cam panelleri dikey hareket ettiği için yer kazanımı sağlıyor. Autowin, yani ‘Hareketli Küpeşte/Giyotin’ olarak isimlendirdiğimiz bu modelimiz, hem küpeşte hem cam balkon işlevi sağlayarak camlama sistemlerde yeni nesil bir yaklaşım sunuyor. Uzaktan kumanda ile camların açılıp kapatılabilmesi ve camların kolay temizlenmesini saylayan fonksiyonel yapısı da ürünü farklı kılan özelliklerden. Teknolojik ve fonksiyonel özellikleri nedeniyle özellikle yeni konut projelerinde tercih edilirken, cafe, restoran gibi işletmelerin de ilgisini çekiyor.”

Atlas, uzman kadroları ve geniş bayi ağı ile her konuta ve işletmeye yönelik özel cam balkon sistemleri sunabileceklerini, bu konuda gerek estetik, gerekse mekânsal olarak tüketicilerin beklentilerini maksimum seviyede karşılayabileceklerini de vurguluyor.

Okumaya Devam Et

Trendler